1 Şubat 2013 Cuma

Enzimler

DNA 



Nucleik asitlerin hücre hayatı için önemi
A-Oswgld Avery’nin yaptığı çalışmalar ve sonuçları

  • Kapsülsüz pneumococlar farelerde hastalık oluşturmaz.
  • Kapsüllü pneumococlar farelerde hasalık oluşturur.
  • Kapsüllü pneumococlar ısıtılıp öldürülürse hastalık oluşturmaz.
  • Isıtılıp öldürülmüş kapsüllü pneumococlarla canlı kapsülsüz pneumococlar birlikte farelerde hastalık oluşturur.
  • Ölmüş kapsüllü pneumococların özütü ile canlı kapsülsüz pneumococlar birlikte farelerde hastalık oluşur.
Açıklama: 5. çalışma sonunda ölen farelerin kanında kapsüllü pneumococlara rastlanması öldürülen kapsüllü pneumococların özütündeki 
DNA’ların kapsülsüz pneumococlara geçerek onları kalıtsal değişime uğratmış ve kapsül oluşturup hastalık meydana getirmelerine neden olmuştur. 
Sonuç:DNA Kalıtsal karerkterlerin oluşumunu belirler 

B-Bakteriofajlar üzerine yapılan çalışmalar:
Not:
 Virüsler; yönetici molekül (DNA veya RNA) ve protein kılıftan oluşmuş canlılardır.Sitoplazma , organel ve enzim sistemleri yoktur. Obligat endoparazitler dir. Canlılıklarını, konukçu hücre içinde özel üreme gerçekleştirerek gösterirler. 
Bakteriofaj ın hayat devri:
  • Virüs bakteri hücresi zarına tutunur ve protein kılıfta bulunan proteinler ile tanımlanır.
  • Bakteri zarıdan virüs DNA’sı bakteri sitoplazmasına enjekte edilir. Protein kılıf dışarıda kalır.
  • Virüs DNA’sı bakteri sitoplazmasında kendini eşleyerek sayısının artırır.
  • Transkripsiyon ve translasyondan oluşan proteinler kılıflar oluşarak yeni virüsler meydana gelir.
  • Bakteri hücresi parçalanır virüsler etrafa yayılarak yeni hücreleri enfekte ederler.
 
Açıklama:Virüsten bakteri sitoplazmasına giren sadece DNA’dır. Bakteri sitoplazmasında Virüs DNA’sı hem kendini eşler hem de virüse özgü olan protein kılıfların oluşumunu sağlar. 
Sonuç: a) DNA uygun koşullarda kendine benzer yeni DNA’ların oluşumunu sağlar. 
b) DNA özgün karakterlerin oluşumunu sağlayan proteinlerin sentezlenmesini sağlar 
DNA’nın Moleküler yapısı

1-Fiziksel yapı: Wilkins; X-ışınım kırınım deseninden DNA molekülünün çift zincirli ve sarmal yapıda olduğunu belirtmiştir. 
2-Kimyasal özellikleri: Chargaf DNA’nın hidrolizi sonunda molekülün ;Adenin,Timin,Guanin , Sitozin nucleotidlerden oluştuğu ve bunlar arasında değişmez oranların bulunduğunu belirtmiştir. 
Buna göre: a) A=T b)G=C c)A+G=T+C 
3-Molekül modeli: Watson ve Crick DNA molekülümün fiziksel ve kimyasal özelliklerinden faydalanarak molekül modeli öne sürmüşlerdir. 
Modele göre:
  • DNA molekülü çift zincirden oluşmuştur.
  • İki zincir zayıf hidrojen bağları ile bir arada tutulurlar.
  • İki zincirde karşılıklı olarak A-T ve G-C bulunur.
  • Adenin ile Timin arasında ikili Guanın ile Sitozinin arasında ise üçlü zayıf hidrojen bağları bulunur.
  • Molekül ip merdivene benzer. Basamakları organik bazlardan bağlantıları ise deoksiriboz ve fosforik asitlerden meydana gelir.
  • İki zincir birbirine ters olarak bulunur.
  • Molekül sarmal yapıdadır.
DNA’nın kendini eşlemesi 

Meselson ve sthal bakterilerde yaptığı çalışmalarda DNA molekülünün kendini yarı korunumlu olarak eşlediğini belirtmişler ve Watson-Crick molekül modeli geniş geçerlilik kazanmıştır. 
Çalışmalar: 
1-Bakteriler N15 içeren ortamda ard arda üretilerek DNA’larının N15 içermesi sağlanmış. Ağır azot (N15) içeren bakterilerin DNA’sı normal azot (N14) içeren DNA’lara göre %1 oranında artmıştır. 
Normal azotlarla ağır azotlar ultrasantrufüje tabii tutulurlarsa ağır azot içeren DNA’lar deney tüpünde daha altlarda bantlaşma meydana getirirler. 
2-Ağır azotlu DNA’lara sahip bakteriler normal azotlu ortamda bir kez mitozla çoğaldıktan sonra oluşan yeni bakterilerin DNA’ları analiz edildiğinde bantlaşmanın normal DNA ile ağır DNA moleküllerinin arasında görülür. Bu DNA’ların melezdir. Zincirlerinden biri ağır azot içerirken diğerinin normal azot içerdiği görülür. 
3-Melez DNA içeren bakteriler normal azot içeren ortamda bir kez daha mitozla üretilip DNA’ları incelendiğinde bakterilerden %50 sinin melez DNA, %50 sinin ise normal azot içeren DNA taşıdığı görülür. 
 
Normal azotlu ortamda ağır azot içeren DNA’ların kendini yarı korunumlu eşlemesi. 

1.mitoz bölünme ile %100 melez DNA’lar oluşur 
2.mitozda %50 melez %50 normal DNA’lar meydana gelir 
3.Mitozda %75 normal % 25 melez DNA lar meydana gelir. 

DNA molekülünün kendini eşlemesi ile ilgili bağıntılar 
 
a)Her mitoz bölünmede DNA miktarı 2n kadar artar. (n=Bölünme sayısı) 
Örnek: 3 bölünme sonucu 23 = 8 DNA molekülü meydana gelir.( Bir DNA molekülünde iki DNA zinciri vardır. 3 bölünme sonunda toplam 16 DNA zinciri oluşur.). 2n . 2 = Bölünmeler sonunda oluşan DNA zincir sayısıdır.3 bölünme sonunda oluşan toplam DNA zinciri = 2 3 . 2 =16 bulunur. 
b)Farklı Besi ortam ortamlarında mitoz geçiren hücreden oluşacak yeni hücrelerdeki hibrid DNA molekülü sayısı bölünme sayısı ne olursa olsun her zaman 2 dir. 
(Hibrid=)Melez DNA sayısı = Farklı besi ortamında bölünmeye başlayan hücre sayısı . 2 bağıntısı ile bulunur. 
Örnek1: Bir hücreden 3 bölünme sonunda oluşacak melez DNA sayısı nedir: 
Yanıt 2 dir 
Örnek1: Bir hücreden 5 bölünme sonunda oluşacak melez DNA sayısı 
nedir: Yanıt 2 dir 
Örnek1: 5 hücreden 3 bölünme sonunda oluşacak melez DNA sayısı nedir: 
Yanıt 2.5=10 bulunur 
Soru: Ağır azot içeren 2 bakterinin normal azot içeren ortamda 3 kez mitoz geçirdiği varsayılırsa . 
1-Oluşan DNA moleküllerinde melez sayısı nedir? 
2-Oluşan DNA moleküllerinde Melez/Normal= ve Normal/Toplam DNA = oranları nedir. 
Yanıt: 1-Melez DNA sayısı bir hücre için 2 iki hücre için 2.2= 4 bulunur. 
2-Bir hücre için toplam DNA 23 = 8 bulunur.İki hücre için toplam DNA= 
2.8=16 bulunur. 16 DNA nın 4 
Tanesi melez olduğuna göre. 16-4=12 normal azotlu DNA vardır. 
Melez/Normal=4/12=1/3 bulunur. 
Normal/Toplam DNA=12/16=3/4 bulunur 
DNA molekülü ile ilgili bazı önemli genellemeler
  • Bir türün hücrelerindeki DNA miktarı aynıdır.
  • DNA miktarı türlerde farklılık gösterir.
  • Eşeyli üreyen canlılarda mayozla oluşan gametler türe özgü DNA nın ½ sini taşır.
  • -Hayvanlarda somatik hücreler 2n, üreme hücreleri n kromozom taşırlar.
  • -Bitkilerde somatik hücreler 2n, endosperm 3n, üreme hücreleri n kromozom taşırlar
  • Eşeyli üreyen canlılarda tür DNA’sının sabit kalması Mayoz ve Döllenme ile gerçekleşir.
  • Bölünen hücrelerin değişik evrelerinde DNA miktarı değişir.
  • Her türün DNA niteliği ve niceliği özgündür.
  • DNA molekülünün farklılığı
  • Nucleotid sayısı
  • Çeşit oranı
  • Nucleotid dizilişi
  • Tekrarlanma şekli
  • Kendini eşler ve RNA sentezlenmesine kalıplık eder.
  • DNA’ daki protein sentezinde rol oynayan anlamlı bölgelere gen denir
  • Suda çözünmez.
  • Tek çeşittir.( Yapı ve görev olarak )
  • Genetik bilgi nucleus DNA’ sı ile taşınır.
  • Eukaryot hücrelerde kalıtsal DNA histamin ve protamin molekülleriyle çevrilidir.
  • Prokaryotik hücrelerin DNA’sı ve eukaryot hücrelerde Mitokondri ve kloroplast DNA’ ları çıplaktır.
  • Yapısında C , H , O , N , P bulunur.
  • DNA’ nın en küçük işlev birimine kod (Triple) denir.
Kromozom DNA molekülü DNA zinciri Gen Kod
  • DNA’ nın eşlenmesini r3 / r2 hacim / yüzey ) oranının büyümesi uyarır.

DNA ‘ nın Görevleri
  • Hücrede hayatsal olayları kontrol eder.
  • Kalıtsal bilgiyi yeni nesillere aktarır.
  • Genlerin yapısını oluşturur.
  • Yaşamın ( Enzim , Protein sentez bilgisi ) sırrını taşır.

DNA İle İlgili Bağlantılar
  • A = T ve G= C
  • Purin = Primidin
  • Toplam nucleotid = A+T+G+C
  • 2’li hidrojen bağı = A=T
  • 3’lü hidrojen bağı = G=C
  • Toplam nucleotid . ½ = Purin veya primidin
  • Nucleotid sayısı = Pentoz (deoksiriboz) = (Fosforik asit) n+4
  • Toplam H bağı sayısı = 2’li H bağı x 2 + 3’lü hidrojen bağı x 3
  • Toplam H bağı sayısı = Toplam nucleotid + Guanin

Enzimler

ENZİMLER

Canlılarda Hücrede gerçekleşen biyokimyasal reaksiyonlar dış ortamdaki reaksiyonlara göre
  • Daha hızlı
  • Düşük ısıda
  • Dar PH derecesinde gerçekleşir.
Hücredeki biyokimyasal reaksiyonların gerçekleşmesini sağlayan biyolojik katalizör olan enzimlerdir.
Enzimlerin görevleri
  1. Reaksiyon hızının canlı için yeterli olması
  2. Reaksiyonun başlaması için gerekli aktivasyon enerjisinin düşürülmesi
  3. Reaksiyon oluşurken açığa çıkan enerjinin canlıya zarar vermeyecek düzeyde tutulması
Enzim çeşitleri 
Basit enzimler : Sadece proteinden oluşmuş enzimler . ÖRN: Bütün sindirim enzimleri , üreaz
Bileşik enzimler : Protein olan esas kısım ve protein olmayan organik veya inorganik yardımcı kısımlardan meydana gelir.
Protein kısım : Apoenzim 
Yardımcı kısım :
Organik ise koenzim(vitaminler)
İnorganik ise kofaktör(Ca,K,Na) Apoenzimle koenzim (kofaktör) ‘in oluşturduğu yapıya holo enzim denir.
ENZİMLERİN ÖZELLİKLERİ
  • Her enzim özel bir substratı etkiler.
  • Substratın yüzey artışı enzim etkinliğini artırır.
  • Her enzim özel bir kofaktör (koenzim) le çalışır.
  • Bir kofaktör (koenzim) birden çok enzimin yardımcı kısmı olabilir.
  • Her hücre kendi enzimini kendi üretir.
  • Her hücrede kimyasal reaksiyon çeşidi kadar enzim çeşidi vardır.
  • Enzimler reaksiyonları hızlandırırlar veya yavaşlatırlar.
  • Enzimler tepkimeden değişmeden çıkarlar. (harcanmazlar) ve tekrar tekrar kullanılırlar.
  • Enzimler hücre dışında da etkendirler.
  • Enzimler protein yapıdadırlar. Proteinlerin yapısını bozan her şey (PH, Isı vb.) enzimin yapısını da bozar.
  • Enzimatik reaksiyonlar çift yönlüdür.
  • Enzimler belirli bir PH değerinde aktifleşirler. ÖRN: Pepsin , PH=2 , Tripsin PH=8,5
  • Her enzim bir gen tarafından kontrol edilir.
  • Enzimler tek veya takımlar halinde çalışırlar.
  • Bazı enzimler inaktif olarak üretilir. Aktivatörlerle aktif hale getirilir.
HCL
ÖRN : Pepsinojen -------------- Pepsin
  • Bazı maddeler (metal iyonları ve zehirler) enzimlerin aktif bölgeleri ile birleşip onları etkisiz hale getirir.
  • Birleşik enzimlerde substratı tanıyan protein kısmıdır. Bağlanma ve etkinlik ise kofaktör (koenzim) ile gerçekleşir.
ENZİMATİK REAKSİYONLARI ETKİLEYEN FAKTÖRLER
ISI 
Düşük Isı : Kinetik enerji azalır. Reaksiyon yavaşlar.Dönüşümlüdür. 
Yüksek Isı : Enzimlerin protein olan yapısını bozar.Dönüşümsüzdür. 
PH
Asitler ve bazlar enzimlerin hızını yavaşlatır. Enzimlerin en etkin olduğu PH değeri 7 dir
  • Enzimin yapısını bozarlar.
  • Substratın yapısını bozarlar.
  • Enzim koenzimin (kofaktör) ayrışmasına neden olurlar.
  • Enzimle substrat arasına girerek birleşmeye engel olurlar
  • Ancak bazı enzimler farklı PH derecesinde aktif olurlar.
ÖRN : Pepsin ------------- PH = 2
Tripsin --------------PH = 8,5 gibi
ENZİM MİKTARI 
Belli oranda substrat bulunan ortama enzim ilave edildikçe reaksiyon hızlanır ve en hızlı noktada substrat bitince reaksiyon durur.
SUBSTRAT MİKTARI
Enzim miktarı sabit tutulup substrat miktarı arttırıldıkça reaksiyon hızlanır. Enzimlerin doygunluk anından sonra belirli hızla devam eder ve biter.
SUBSTRAT YÜZEYİ 
Enzimler substrata dış yüzeyden etki ederler yüzey arttıkça enzim etkinliği artar. 
Not: Enzim miktarıda artarsa 
AKTİVATÖR VE İNTİBİTÖR 
AktivatörlerVitamin,hormon,safra tuzu vb) 
İnhibitörlerAğır iyonlar,toksinler,zehir vb)

İnorganik maddeler

NORGANİK MADDELER 

CANLILARIN TEMEL BİLEŞENLERİ

İNORGANİK BİLEŞİKLER
  • Su
  • Asit
  • Baz
  • Tuz
  • Mineraller
ORGANİK BİLEŞİKLER
  • Vitaminler
  • Enzimler
  • Yağlar
  • Proteinler
  • Karbonhidratla
  • Nükleik asitler
İNORGANİK BİLEŞİKLER:Canlıların kendi vücudunda üretemeyip dışardan hazır olarak aldıkları bileşiklere denir

A. Su: Ortalama bir insan vücudunda %65-70 oranında su bulunmaktadır. Su bitkilerin de bu % 95’e kadar çıkmaktadır
Özellikleri
1.Sindirime yardımcı olur
2.Vücut ısısının dengede tutulmasını sağlar 
3.Vücuttaki Zaralı maddelerin dışarıya atılmasının sağlar 
4.Suyun akışkan özelliğinden dolayı moleküllerin bir yerden başka bir yere taşınmasını sağlar.

B. Mineraller:Hücreleri karbonhidrat, yağ ve protein gibi organik bileşikler ile vücuda alınan inorganik tuzlardır.
Özellikleri:
1.Mineraller enzimlerin yapısına katılarak katalizör görevi yapar.
Katalizör:Kimyasal tepkimelere girerek tepkimenin daha kısa sürede ve daha az kullanılmasını sağlayan proteinden oluşmuş kısımdır.
2.Eksikliklerinde bir takım rahatsızlıklar ortaya çıkar.
Ca eksikliğinde ›Çocuklarda kemik erimesi yaşlılarda raşitizm.
P eksikliğinde› kemiklerde ve dişlerde yumuşama.
Fe eksikliğinde› anemi 
iyot eksikliğinde ›guatr.
3.Mineraller kanın ozmotik basıncının dengede tutulmasını sağlar.
4.Kas kasılmasında sinirsel uyartıların iletilmesinde görev alır.
5.İyon konsantrasyonunu sağlar.


Proteinler


PROTEİNLER


Özellikleri
  • N(Aminoasit)’in dehidrasyonu ile birleşmeleri ile oluşur.
  • Yapımında en az 1 çeşit aminoasit bulunur.
  • Yapımında en çok 20 çeşit aminoasit bulunur.
  • Sentezlerinde n-1 kadar H2O açığa çıkar.
  • Hücrede ribozom larda sentezlenir.
  • Hücrelerde kullanılan karakter çeşidi kadar protein bulunur.
  • Hidrolizinde n-1 kadar H2O açığa çıkar.
  • Yapısında n-1 kadar peptid bağı bulunur.
  • Globülar (küresel) proteinler enzimler ve hormonlar suda çözünür. Lifli proteinler hücre zarı kes ve derideki yapısal proteinler suda çözünmez.
  • Biuret çözeltisi ile mor renk , nitrik asit ile sari renk verirler.
  • Hücre zarından geçemezler.
  • Kan ve doku sıvısında bulunurlar.
  • Her canlının proteini kendine özgüdür. Ancak canlılarda kullanılan ortak proteinlerde vardır. ÖRN : Solunum enzimleri
  • Benzer proteinlerde amino asitlerin sayısı , dizilişi , sırası ve tekrarlanışı aynıdır. Farklı proteinlerde farklıdır.
  • Yapısında peptid , hidrojen bağı ve disülfit bağları vardır.
Amino Asitler
  • Suda çözünürler.
  • Hücre zarından geçerler.
  • Sindirim enzimlerinden etkilenmezler.
  • Bütün amino asitlerde değişen sadece radikal gruptur.
  • A.asitlerin amino grubu asit, karboksil grubu baz özelliktedir. Bu nedenle 7-Kuvvetli asitler karşısında baz, kuvvetli bazlar karşısında asit gibi davranır.
  • Kanda ve doku sıvısında bulunurlar.
  • Peptid bağları :A.asitlarin amino grubu ile karboksil grupları arasında kurulur.
Molekül er yapıları:

Proteinlerde çeşitlilik
  • Amino asit sayısı.
  • Amino asitlerin çeşidi .
  • Amino asitlerin dizilişi.
  • Amino asitlerin tekrarlanışı.
  • Amino asitlerin birbirlerine oranı.
Denaturasyon 
Proteinler DNA’daki kalıtsal şifreye göre sentezlenir. Bu şifre proteinin amino asitlerinin sayısı , sıralanışı dizilişi ve tekrarlanışını belirler. Amino asitlerin birinin sayısı sırası değişirse farklı proteinler ortaya çıkar. Kalıtsal bilgideki değişmeler proteinlerde değişmeye yol açar.Proteinlerin ilk sentezlendiklerinde sahip oldukları primer yapı fonksiyonel değildir.Primer yapıdan oluşan zayıf hidrojen bağları ve disülfit ile protein boyut kazanarak fonksiyonel olan sekonder , tersiyer ve kuaterner yapılar oluşur.Zayıf hidrojen bağlarının yüksek ısı , asit , yüksek basınç gibi etkilerle bozulmasına dolayısı ile fonksiyonun kaybedilmesine neden olur. Bu yapının bozulması olayına denaturasyon adı verilir.

Görevleri
  • Yapısal görevi : Hücre zarı , organel , kas hücrelerinde aktin miyozin flamentleri gibi yapıları oluşturur.
  • Enzim görevi : Biyokimyasal reaksiyonları katalizler.
  • Taşıma görevi : Hemoglobin vücutta O2 ve CO taşır.
  • Tanıma görevi : Hücre zarındaki özel proteinler moleküllerin tanınıp hücreye alınmasında rol oynar.
  • Hormonal görev : Hormonların yapısını oluşturarak vücutta yaşamsal olayların düzenlenmesinde rol oynar.
  • Savunma görevi : Antikorlar halinde vücudun savunmasında rol alır.
  • Enerji kaynağı : Gereksinim duyulduğunda enerji kaynağı olarakta kullanılır.
  • Osmotik basıncın korunmasında : Kanda bulunan proteinler kan ile doku sıvısı arasında osmotik basıncın ayarlanmasını sağlayarak madde alış verişinde rol oynar.
  • Dokularda fonksiyonel yapı olarak : Kaslarda aktin ve miyozin , bağ dokusunda fibroblastların oluşturduğu lifler , sinir dokusunda nöronlar.
  • Akseptör olarak : Klorofil ve ışık akseptörleri .
  • Koruma : Yılan zehiri gibi.

YAĞLAR

YAĞLAR


Özellikleri
  • Suda erimezler.
  • Eter , alkol , aseton gibi organik çözücülerde erirler.
  • C ve O oranından fazla olduğundan enerji verimide fazladır.
  • Hücre zarından geçemezler.
  • 1 mol gliserol 3 mol yağ asidin dehidrasyon ile birleşmesinden oluşur.
  • Sentezlerinde 3 ester bağı kurulur.
  • Sentezlerinde 3 mol H2O açığa çıkar.
  • 3 mol H2O ile hidrolize edilirler.
  • Yağların hidrolizi lipaz ile gerçekleşir.
  • Sudan III ile kırmızı renk verirler.
  • Bitki ve hayvan hücrelerinde depolanabilirler.
  • Hücre zarlarının esas yapısını oluştururlar.
Çeşitleri
  • Nötral yağlar : Depo ve enerji verici olarak görev alır.
  • Fosfolipid : Hücre zarının temel maddesidir.
  • Glikolipit : Hücre zarı ve sinir hücrelerinde bulunur.
  • Steroidler : Vit-D , bazı hormonlar , safra tuzları , kolesterol , eterik yağ , kauçuk vb.. maddelerin oluşumunu gerçekleştirerek canlılar düzenleyici görev alırlar.
  • Kolesterol:Hayvanlarda hücre zarında ve derinin yapısında bulunur.Diğer steroid lerin oluşumunda rol alır.
Görevleri
  • Enerji kaynağı olarak kullanılırlar.
  • Hücre zarı yapısına katılırlar.
  • Bazı hormonların yapısını oluştururlar.
  • A,D,E,K vitaminlerinin emilimini sağlarlar.
  • Isı kaybını önlerler.
  • Organ ve vücudu mekanik etkilerden korur.
  • Göç eden ve kış uykusuna yatan canlıların besin ve su (metabolik su ) kaynağıdır.

Karbonhidrat

KARBONHİDRAT

MONOSAKKARİTLER
¦Hücre zarından geçerler
¦Hidrolize uğramazlar
¦Kan ve doku sıvısında bulunurlar
¦Karbonhidratların yapıtaşlarıdır
¦Fotosentezin ilk ürünleridir
¦Hücrede depolanmazlar
¦Riboz ve deoksiriboz nukleik asitlerin yapısına katılırlar
¦Suda çözünürler
¦Protein ve yağlarla bileşik oluşturabilirler
¦Enerji verici olarak kullanılırlar
¦Yapılarında glikozit bağı bulunmaz
¦Benedikt çözeltisiyle ısıtılırsa kiremit kırmızısı renk verirler 
Örn:Glikoz,Galaktoz,Fruktoz,Mannoz,Ksiloz,Arabinoz
DİSAKKARİTLER
¦Hücre zarından geçemezler
¦Sindirim enzimlerinden etkilenirler
¦Bitki ve memelilerde depolanabilir-memelilerde laktoz bitkilerde sukroz
¦Suda çözünürler
¦Kanda bulunmazlar.Sütte bulunurlar
¦Yapısında glikozit bağı vardır
Örn:Maltoz,Laktoz,Sukroz 
Glikoz + Glikoz ----------Mal toz + Su
Glikoz + Früktoz ----------Sukroz + Su
Glikoz + Galaktoz ----------Laktoz + Su
POLİSAKKARİTLER
¦Hücre zarından geçemezler
¦(n)kadar glikozun birleşmesinden oluşurlar.
¦Sindirim enzimleriyle hidrolize edilirler.
¦(n-1)kadar su harcanır.
¦Kanda bulunmazlar.
¦Hayvanlarda ve bakterilerde glikojen bitkilerde nişasta olarak depolanır
¦Selüloz bitkilerde çeper maddesi olarak kullanılır.
¦Bitki ve hayvanlarda sentezlenebilir.
¦Selüloz bazı tek hücreliler hariç diğer canlılar tarafından sindirilemez.
Çeşitleri
1- Nişasta: Lügolle mavi renk verir.
2- Glikojen : lügolle kahve rengi verirler.
3- Selüloz: lügolle boyanmazlar.
4- Pektin
5- Kitin
Polisakkaritlerin Genel Özellileri 

Nişasta
¦N kadar glikozun dehidrasyon undan oluşur.
¦Olayda n-1 kadar H2O oluşur.
¦Olayda n-1 kadar glikoz bağı kurulur.
¦Bitkilerde depo karbonhidrattır.
¦Suda çözünmez.
¦Hücre zarından geçemez.
¦Sentezleri hücre içinde olur.
¦Hidrolizlerinde n-1 kadar su harcanır.
¦Hidrolizleri hücre içinde ve hücre dışında olabilir.
¦Lu gol ile mavi , mor rengi verir.
¦Amilaz enzimi ile maltoz a yıkılırlar.
¦Kanda görülmez.
Selüloz
¦n kadar glikoz dehidrasyonu ile birleşmesinden oluşur.
¦Olayda n-1 kadar ters glikoz bağı oluşur.
¦Olayda n-1 kadar H2O açığa çıkar.
¦Sentezleri hücre içinde gerçekleşir.
¦Hayvanlarda bazı bakteriler ve birkaç omurgasız hariç hidroliz enzimleri bulunmaz.
¦Bitkilerde yapı karbonhidrattır. Hücre çeperini oluşturur.
¦Suda çözünmezler.
¦Lugol ile boyanmazlar.
Glikojen
¦N kadar glikozun dehidrasyon ile birlaşmesinden oluşur.
¦Olayda n-1 kadar H2O açığa çıkar.
¦Olayda n-1 kadar glikozit bağı kurulur.
¦Sentezleri karaciğer ve çizgili kas hücrelerin de gerçekleşir.
¦Hayvansal depo karbonhidrattır.
¦Suda çözünür.
¦Hücre zarından geçemez.
¦Sentezleri Hücre içinde gerçekleşir.
¦Hidrolizinde n-1 kadar su harcanır. Olay hücre içinde ve hücre dışında gerçekleşebilir.
¦Lugol ile kahverengi rengini verir.
¦Kanda görülmez.

Görevleri
¦Canlılarda enerji verici madde olarak kullanılır.
¦Bitki , mantar ve bazı bakterilerin hücre çeperi esas maddesini oluşturur.
¦Hücre zarlarında protein ve yağlarla bileşikler oluşturarak tanımlayıcı ve tanıyıcı maddeler olarak görev yaparlar.
¦DNA , RNA , ATP , FAD , NAD gibi önemli organik maddelerin yapılarına katılırlar.

31 Ocak 2013 Perşembe

Beslenme, Solunum ve Metobolisma

Beslenme

                                          

    Beslenmeye göre canlılar

Ototrof(Üretici)                                                                                        Heterotrof canlılar
  • Bitkiler                                                                                                                          İnsan
  • Bazı bakteriler                                                                                                              Hayvan
Ototrof canlılar:Kendi besinini kendi kendine yapan canlıya ototrof denir.

Heterotof canlılar:Kendileri için gerekli olan besini dışarıdan alan besini dışarıdan alan canlılardır.


Solunum

Solunum:Canlılar gerekli olan enerjiyi besinlerdeki depo edilen kimyasal bağ enerjisinden karşılar bu enerjinin açığa çıkarılmasına solunum denir

                                                                             
Solunum ikiye ayrılır:
Oksijensiz solunum:

  • Bazı bakteriler
  • Bira mayası
Oksijenli solunum:

  • İnsanlar
  • Hayvanlar
  • Bitkiler


Metobolizma
Metobolizma ikiye ayrılır
Yapım reaksiyonu(Asimilasyon,Özümleme Anabolizma)
  • -Fotosentez

Yıkım reaksiyonu(Disilimasyon,Katabolizma)
  • Oksijenli solunum
  • Oksijensiz solunum